yazının pembe olması içerik algınızı yanıltmasın.

ankara'ya geldiğimden beri hiç yazmadığımı fark ettim daha yeni. bir bakıma terbiyesizlik ve eski değerlerini yitirmek bu. zaten buraya geldiğimden beri yeni değerler kazanmaktan, benliğimi ve kimliğimi kaybetmekten, yeni bir değer kaybı daha beni çok ırgalamıyor. ırgalamanın çince karşılığını bilmiyorum. okulun ilk haftasından ödevlere boğulmak ve devamlı surette çince çeviri, çince ezber yapmak; değer kaybı olayına farklı bir boyut kazandırıyor olabilir. hak verin, beynimin normal çalışmasını bekleyemezsiniz. siz fark etmeseniz de bu uzay teknolojisiyle uğraşmakla aynı etkiyi yapıyor insan bünyesine. ben ağaca baktığımda çince imini görüyorum. siz ne diyorsunuz...
ama bunlar hep bilinçli  verilmiş kararlar tabii. içinde bulunduğum değer kaybı, ortam ve çince benim üzülerek değil, sevinerek belirttiğim noktalar. tamam değer kayıpları için çok da aynı şeyi söyleyemeyeceğim. olsun, ona da büyümek deyip geçelim.
siyasi kişiliğim beni fazlasıyla içinde bulunduğumuz savaş hakkında konuşmaya itiyor ama her zaman belirttiğim gibi; benim fikirlerimi saçma bulacak ve kalkıp bunun üstüne tartışmak isteyecek adamlar olacağı için, ben de prensip olarak sonuca ulaşmayacak tartışmaları katiyen başlatmadığım için, oturup da buraya feci dünya kurtarımı özellikli fikirlerimi yazmayacağım. sizin de umrunuzda değil zaten.
ama tek ricamdır; savaş kötüdür, savaş çıkmasın zımbırtısını artık devam ettirmeyelim. bak tamam ben de iki gün önce aynen böyle bağrınıyordum ve zihniyette değişen bir şey olmadı belki ama şu vakitten sonra boş muhabbete giriyor bu yaptığımız. zira pratikte ciddi bir savaş içinde olmasak da iki ülke bombalaşmış aga, daha sen neyin savaşından bahsediyorsun derler adama. ben de öyle diyorum. 
mutlu olalım biz. olabileceğimiz günler gelsin.

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Instagram

Twitter Updates

Meet The Author

çince ve benim adım yanyana geçmeli bunu bilin. dil ve tarih coğrafya fakültesi'nden mezunum, yani gayet siyasi bir kişiliğim de var, bunu da bilin. küçüklüğümden beri şehir şehir gezerim, bilin. birçok alana el atmış durumdayım, her şeyden biraz tadarım, ney de üflerim, piyano da çalarım, bunları da bilin. ha bak bilgiye inanırım. bilmeye inanırım. hayatın çekilirliğini bilmede ararım. hep beraber bilelim. bilgi karın doyurmasa da kalbi doyurur diyelim. www.pinaraltay.com