şehirlere bombalar yağardı her gece...





çok değil, daha bundan bir ay önce kafelerde oturabiliyorduk. bir yandan saçma sallama çayımızı içip, bir yandan kafenin geri kalanı gibi masamızda ders çalışabiliyorduk. oralar adeta bizim kütüphanemizdi. şimdi kapalılar. neden diye soracaksınız. çünkü lanet olası bir bayramın içindeyiz.

hani şu türkiye'de de bayağı bi ünlü olan, daha önce izine rastlamadığımız ama şimdi milletin uğruna partiler düzenlediği koyun yılı falan var ya. çinlilerin bahar bayramı. işte o geldi. aslen bir haftalık olan bu bayram, çinlilerin bünyesinde öyle yüce ki, adamlar bir ay boyunca tatil yapıyorlar. şehir merkezine veya alışveriş merkezine gitmediğin sürece, küçük esnaf komple evinde, memleketinde, varsa yoksa mantı yiyelim, havai fişek patlatalım...

arkadaş, bi insan geçim sıkıntısı içindeyse - ki biliyoruz, görüyoruz bu çinliler aç - neden bir ay boyunca evinde tatil yapıp para kazanmaz. ya affedersiniz kıçlarına giyecek donları yok, 7 gün boyunca atılan havai fişeğin haddi hesabı yok. sokaktaki adamın elinde on tane havai fişek, kaldırımda yürürken durup patlatıyor. bu nasıl bir lüks, nasıl bir rahatlık. ama biz okurken biri bize şöyle demişti, çinliler yıl boyu aç oturur para biriktirir, bahar bayramı geldi mi de o biriktirdikleri paranın hepsini bir haftada yerler. ben bu lafın doğruluğunu burada anladım.

twitter'dan beni takip eden varsa, havai fişek meselesinin ne denli çıldırmış vaziyette olduğunu anlamıştır, uzun uzun anlatmayacağım, sadece yedi gün 24 saat boyunca durmadan havai fişek attıklarını söyleyeceğim. arkadaş para lazım bunun için para!

neyse bilmiyorum neden bu durum beni gerdi ama belki sokağa indiğimde yerdeki dükkanların hepsi kapalı olduğu için ve alışveriş yapmak için başka yere gitmek zorunda olmamız beni sinirlendirmiş olabilir. bir yandan da ilk iki gün imrenmedik değil. bayram nasıl kutlanırmış adamlar bize gösterdi. bombalar altındaki güzel pekin'imiz teması insanı bir yerde etkiliyor.

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Instagram

Twitter Updates

Meet The Author

çince ve benim adım yanyana geçmeli bunu bilin. dil ve tarih coğrafya fakültesi'nden mezunum, yani gayet siyasi bir kişiliğim de var, bunu da bilin. küçüklüğümden beri şehir şehir gezerim, bilin. birçok alana el atmış durumdayım, her şeyden biraz tadarım, ney de üflerim, piyano da çalarım, bunları da bilin. ha bak bilgiye inanırım. bilmeye inanırım. hayatın çekilirliğini bilmede ararım. hep beraber bilelim. bilgi karın doyurmasa da kalbi doyurur diyelim. www.pinaraltay.com