oniki saat uyuduktan sonra bugün uykuya dalmayı beklerken...

takside çalan türk sanat müziğinden daha huzurlu bir durum yaratılmadı şu dünyada. tonlarca kez geçtiğim sokaklar, binbir türlü duyguyla baktığım aynı görüntüler, taksinin kendine has sessizliği içinde arkadan yine kısık sesle duyulan türk sanat müziği kadar "yeni" gelmedi başka zamanlar. o yüzden yaşlıların taksisine binmeye özen gösteriyorum herhalde. bilinçaltımın oyunları bunlar. ankara'da genç birinin taksisine binerseniz şayet, bilirsiniz ankara havalı bir şeyler çalacağını. eski ankara insanı biraz daha kaliteliymiş galiba. fazıl say gibi hissettim kendimi insanları dinledikleri müziklere göre değerlendirirken. olsun hacı, bunun kendi egomla alakası var. bindiğim takside türk sanat müziği çalmalı ki, ben kendi dramımı yaratabileyim. dram yaratmak, itiraf edelim, en zevk aldığım şey.

dram yaratmak demişken... okulum bir hafta daha tatil benim. çünkü neden? çünkü fakültemde savaş çıktı. kalkıp eski dönem dizisi neden çektiklerini bu gibi anlarda anlayamıyorum. gerek yok geçmişte takılıp kalmalara. çünkü hali hazırda geçmişe takılı kalmış insanlar zaten var çok dibimizde. dil tarih'in içine girdiğinizde televizyonda gördüğünüz o parkalı bıyıklı solcu çocuğun aynısını zaten buluyorsunuz. yeni dönem dizilerinin içine solcu sağcı kavgası koymasanız da siz, bizim fakültenin cam çerçeve her şeyi indirilip gereken dizisel ortam oluşturuluyor zaten mekanda. var o insanlar yani. çok büyük zihniyetlerini, emellerini, özgürlüklerini veya allahlarını birbirlerine saldırarak öne çıkarmaya çalışan solcusu da var, sağcısı da. ortamda geri çekilerek, "dövüşün ulan piçler, hayvanlar gibi birbirinizi bıçaklayın" demekten başka elimden bir şey gelmiyor. iki tarafın da davasına kafam girsin diyerek konuyu burada kapatıyorum.

özlediğim insanlar uzakta. kmlerce değil, boyutlarca uzakta. ulaşmayı hayal ettiğim ama emellemediğim uzaklıklarda. daha doğrusu kavuşmayı illakiye bindirmediğim uzaklıklarda. anlatamadım ben. biz, ulaşmak istediğim insanlar olduğunu ama bu insanların ulaşmamın gerekli olmadığı insanlar olduklarını söyleyelim şimdilik. iyi akşamlar.

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Instagram

Twitter Updates

Meet The Author

çince ve benim adım yanyana geçmeli bunu bilin. dil ve tarih coğrafya fakültesi'nden mezunum, yani gayet siyasi bir kişiliğim de var, bunu da bilin. küçüklüğümden beri şehir şehir gezerim, bilin. birçok alana el atmış durumdayım, her şeyden biraz tadarım, ney de üflerim, piyano da çalarım, bunları da bilin. ha bak bilgiye inanırım. bilmeye inanırım. hayatın çekilirliğini bilmede ararım. hep beraber bilelim. bilgi karın doyurmasa da kalbi doyurur diyelim. www.pinaraltay.com