Şimdi ben hala o zurna sesini kulaklarımda duyduğum için...

Herhalde şu an zihnimin nasıl yorgun olduğunu size tarif etmeye kelimeler yetmez. Ha çok çalıştığım için falan değil, tamamen sosyal ilişkiler, okul muhabbetleri, aktiviteler falan yüzünden... Hani öyle de Avrupai tarzda yaşıyoruz yani "şekerim neler yaptım bugün bilemezsin" tarzında...

Yok la. Beyin yorgunluğum biraz da bu akşam Sinoloji bölümü olarak katıldığımız Çin Geleneksel Müziği Orkestrası konseri yüzünden... Yani müzikler iyi miydi, hoş muydu, tabii öyleydi ama hacıt oraya bir zurna koymuşlar, bi böyle kedi viklemesi sesi çıkaran bazı aletler vardı, ya allah aşkına bu da kafa, bu da beyin, neden ırzına geçiyorsun ki, biraz daha sakin, daha bi' rahat, bi' bi' şey olun lütfen ya...

Gerçi zurnacının nefesi insan-üstüydü, hakkını yememek lazım. Anlatılmaz dinlemeniz lazımdı. Kesinlikle o zurnacıya varmaya karar verdim, bu böyle yürümeyecek.

Bir de önümdeki canla başla, işe yüreğini katarak, Çin'e duyduğu tapma noktasındaki sevgiyi her alkışına yansıtan hafif tırlak amca olmasa konser nasıl geçecekti bilmiyorum...

Sinoloji bölümü olarak çok faaliz. O etkinlik senin, bu etkinlik benim dolaşıyoruz, başka bölümlerde yoktur ha bu, ciddiyim. Bir de gittiğimiz tiyatro önlerinde, konser salonu merdivenlerinde falan klasikleşmiş bölüm fotoğrafı geleneğimiz var. Aklımda direkt böyle arkaya kocaman yeşil perde asıp önünde bölümü topluca çekip, sonra da photoshopta Çin'e, Romanya'ya, İngilitere'ye falan gitmiş gibi yeni yeni maceralar yaratmak var. Bölüm başkanından izin çıkarsa yaparım.

Bilmiyorum bu aralar konuşacak başka şeyim yok. Gezsem bile Çince beynimin %80'ini kaplıyor, bu yüzdendir ki sosyal ilişkilerimde daha bir becereksiz oldum. Mesela o günkü sosyalleşme oranım ne kadar artarsa, akşamki mutsuzluk oranım da bu doğrultuda artıyor...

Mutlu olmak için sosyalleşmem lazım. Sosyalleşince de mutsuz oluyorum. Neyse Sinoloji okuyorum ben ya.

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Instagram

Twitter Updates

Meet The Author

çince ve benim adım yanyana geçmeli bunu bilin. dil ve tarih coğrafya fakültesi'nden mezunum, yani gayet siyasi bir kişiliğim de var, bunu da bilin. küçüklüğümden beri şehir şehir gezerim, bilin. birçok alana el atmış durumdayım, her şeyden biraz tadarım, ney de üflerim, piyano da çalarım, bunları da bilin. ha bak bilgiye inanırım. bilmeye inanırım. hayatın çekilirliğini bilmede ararım. hep beraber bilelim. bilgi karın doyurmasa da kalbi doyurur diyelim. www.pinaraltay.com