Seçim Saçmalamaları

Son zamanlarda ikiye ayrıldık. Seçimlerle alakası olmayanlar, bir de benim gibi bunu kutsal bir olaymışçasına heyecanla bekleyen ve içi içine sığmayan tipler...


İlk seçimim olacak bu, referandumu saymazsak. Çok konuşuyorum bu konu hakkında haliyle. E zaten her yer seçim haberleriyle dolu, köşe yazarlarının da başka işleri kalmadı, ver ordan bir yorum, al şurdan bir tahmin derken, Türkiye'nin konuştuğu tek konu bu oldu zaten. Benim de konuşmam normal yani. Ama konuştuğunuz çevrede sizi dinleyen yoksa iş biraz zorlaşıyor haliyle.


Ankara'da öyle değil, siyasetten konuşmaya başladım mı, illa ki bir karşılık veren çıkar ve azami miktarda bile olsa devam ettirirsin o konuşmayı. İstanbul'da öyle değil ama. Benim çevremde ilgilenilmiyor siyasetle, seçimle. Konuşulsa bile basmakalıp cümlelerle işte, hepinizin bildiği, AKP, CHP'den öteye gitmiyor. Katılmıyorum ben de tabii. AKP, CHP işinin çok ötesine geçti çünkü olay. Hatta en son konuşulması gereken partiler, onlar, bana göre. 


Genciz şu an tabii. Az bilgiyle, az tecrübeyle, sadece hayallerimize ve bize doğru gelen erdemler üzerinden siyaset yapıyoruz. Küçümseyenler olacaktır. Normal. Sorun bizim hayaller üzerinden yaşamamız değil ama. Şu an çok bilgili, tecrübeli siyaset-konuşucuların da bir zamanlar bizim gibi olduklarını hatırlamaları önemli olan. 


Ben en iyisi seçim hakkında merak ettiklerimi yazayım buraya da yazının amacı belli olsun:

1- HEPAR yüzde kaç oy alacak? Barajı geçmesini beklemiyorum ama %5 alacağını düşünüyorum, bakalım yanılacak mıyım? Ayrıca Bakırköy bölgesinden HEPAR'a kaç oy geleceği de ilgi alanım içinde. Babam 1 oy olacağını düşünüyor, o da benimki.



2- AKP'nin iktidar olacağına kesin gözüyle bakıyorum ama muhalefet olarak CHP'nin oylarının azalacağı veya artacağı konusunda hiçbir tahmin yürütemiyorum. Bir diğer merak konum da bu. Kılıçdaroğlu ilk başta çok sevildi, hatta ben bile adam gibi adam geldi diyordum, sonradan bir baktım adamın (özellikle milliyetçilik bazında) söyledikleri hoşuma gitmemeye başladı, bıraktım CHP'yi. Benim gibi yapanlar var mıdır bilmiyorum... Ama illa ki CHP'yi Kılıçdaroğlu'ndan sonra sevenler de vardır, o yüzden işte oy oranlarını merak etmekteyim.


3- Kaset skandallarından sonra MHP'nin durumu da ilgimi çekiyor. Oyları azalacakmış gibi geliyor ama kasetler yüzünden değil. Başka alternatifler çıkması dolayısıyla. 


4- Ve son olarak gelgelelim ilgimi en çok çeken konu. BDP. Bağımsız adaylarla ne kadar ilerleyecek bilmiyorum ama meclise gireceği kesin. Benim için asıl önemli olan meclise girdikten sonra ne yapacakları. Bir kere, özerklik olayı ve anadil olayı çok büyümeye başladı. Her ne kadar "sesimiz çıkmıyor" politikası üzerinden yürüseler de, kendileri de biliyorlar ki, sesleri gayet rahat çıkıyor. Öyle ki "ezilen taraf" olduklarını iddia etmelerine rağmen ezanı Kürtçe okutabilme gücüne sahipler. Bir yandan Leyla Zana çıkıp "Kürtçe okuyup yazmayanı, muhtar bile yapmayacağız" diyebiliyor. Öte yandan Selahattin Demirtaş kalkıp "ülkenin bölünmesini istemiyorsanız, bizim yanımızda olun" tehditlerini savurabiliyor... Olay hakkında yorum yapmayacağım çünkü genelde kendine hakim ve insanlara saygılı olan ben bile, bu söylemleri duyunca kendimi kaybedecek derecede sinirleniyorum. Siz anladınız düşüncelerimi zaten. Merak ediyorum.


Sadece merak ediyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Instagram

Twitter Updates

Meet The Author

çince ve benim adım yanyana geçmeli bunu bilin. dil ve tarih coğrafya fakültesi'nden mezunum, yani gayet siyasi bir kişiliğim de var, bunu da bilin. küçüklüğümden beri şehir şehir gezerim, bilin. birçok alana el atmış durumdayım, her şeyden biraz tadarım, ney de üflerim, piyano da çalarım, bunları da bilin. ha bak bilgiye inanırım. bilmeye inanırım. hayatın çekilirliğini bilmede ararım. hep beraber bilelim. bilgi karın doyurmasa da kalbi doyurur diyelim. www.pinaraltay.com