ÖSS Endişeleri

Hayatımızın bir evresinde (üni. okumuşsak tabii) ÖSS dertleri olmuştur. Zira, hayatının bir tek sınava bağlı olduğunu düşünürsek, endişe böceklerinin gelip, hafiften kurcalamarı çok da amormal sayılmayacak bir şey.

Genç bir blog yazarı olarak ÖSS'nin beni ve arkadaşlarımı ne gibi yönlerden etkilediğini, etkilemediğini, hiç enterese etmediğini, hatta umrumuzda bile olmadığını dile getirmeye çalışacağım.

Okul profilim çeşitli kategorilere ayrılır.

Okul mevcudunu 100 kişi olarak belirlersek, bu 100 kişiden

9'u; ÖSS'yi ciddiye alanlardır. Bu tip öğrenci çeşidi, derslerine önem verir, ödevlerini falan yapar. Hocalarla arası iyidir. Geleceğe dair bazı endişeleri vardır. Genelde sınav öncesi kopya yakvarışları bu tiplere karşı gerçekleştirilir. Çok ilginç olmayan bir gruptur.

20'si; ne çok çalışkan, ne de çok tembeldir. Geçer notlar alır (2-3) Hayatta çok şeyi kafaya takmazlar ama son sınavlarda genellikle çalışırlar. ÖSS'yi pek düşünmezler. Sadece kafalarının bir köseşinde, hangi bölümü istediklerine dair toz kalıntıları vardır. (Eğer bir özel okulda okuyorsanız, genelde herkesin babası tekstilcidir, bu nedendendir ki; hepsi babalarının işinin başına geçme hayalleri kurar, bu yüzden de gayet rahatlardır.)

30'u; bazı derslerden geçer, bazılarından kalırlar. ÖSS onlar için çok ama çok az şey ifade eder. Okumayı sadece bir görev olduğu için yaparlar. Bu türümüzün içinde iyi espri yapan bazı insanlar bulunabilir. Genelde sene sonunda bazı derslerden kaldıkları için, bütünlemelere kalırlar ama sonra yazın gelerek bu derslerden geçerler.

21'i; bu tip öğrenciler, derslerinin neredeyse hepsinden kalır. Okulu hiç takmazlar, ÖSS onlar için bir düşünce bile değildir. Sadece okulu bitirmeyi düşünürler, çünkü babaları bırakmalarına izin vermez. Bütünlemelerde bazı derslerden geçerler, çoğu zaman da alttan ders bırakarak diğer seneye zıplarlar.

15'i, bu öğrencilerin okuldan ve aynı zamanda ÖSS'den bir beklentileri yoktur. Lise 1'i 2 kere okumuşlardır. Problemleri vardır. Fakat iyi espri yaparlar. Sınıfı eğlendiren bu gruptur. Öğretmenler bazen bu tipleri sevselerde genelde "dersin düzenini bozdukları" için bu tipten haz etmezler. Sözlü notları konusunda da hiç acımazlar.

5'i; psikolojik vaka olarak adlandırdığımız gruptur. Bu tip grubun okuldan, ÖSS'den herhangi bir beklentisi olmadığı gibi hayattan da bir beklentisi yoktur. İçlerine kapanıklardır. Sadece kendi arkadaş çevreleriyle konuşurlar. Esprilere gülmezler. Sınıfı geçmek veya sınıfta kalmak umurlarında değildir.

ÖSS konusunda durum bu vaziyettedir. Benim tavsiyem; yukarıda bahsettiğim 1. ve 2. grup dışındaki arkadaşların ÖSS sınavına girip boşuna kağıt israfı yapmamaları ve boşuna kontenjan doldurmamalarıdır.

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Instagram

Twitter Updates

Meet The Author

çince ve benim adım yanyana geçmeli bunu bilin. dil ve tarih coğrafya fakültesi'nden mezunum, yani gayet siyasi bir kişiliğim de var, bunu da bilin. küçüklüğümden beri şehir şehir gezerim, bilin. birçok alana el atmış durumdayım, her şeyden biraz tadarım, ney de üflerim, piyano da çalarım, bunları da bilin. ha bak bilgiye inanırım. bilmeye inanırım. hayatın çekilirliğini bilmede ararım. hep beraber bilelim. bilgi karın doyurmasa da kalbi doyurur diyelim. www.pinaraltay.com