S.M. 2 - Deli Osman



Aslında Osman'ın pek bir deliliği yok. O sadece kendi dünyasında yaşayan bir adam. Geçmişte bazı yanlışları olmuş, o yüzden ona bu adı takmışlar...

...

Çok sevdiği bir kadın varmış Osman'ın. Adı Kezban'mış. Kezban'la birbirlerini deliler gibi severlermiş. Öyle üç yıllık falan bir aşk değilmiş aralarındaki, bebekliklerine dayanırmış. Osman'ın 5 yaşında Kezban'a aşık olduğu söylenir. Sürekli korurmuş onu. Mahallede Kezban'ın yanına kimse yanaşamazmış. Biri bir laf atacak olsa, Osman daha o küçücük yaşında koca oğlanlara diklenirmiş. Yiğitliği o zamanlardan belliymiş yani.

Kezban büyüdükçe, sataşanı da çoğalmış. Çok güzel bir kız değildi diyorlar. Daha doğrusu Neriman Abla'nin iddiası bu. Sanıyorum çok sevmezmiş Kezban'ı, o yüzden çirkin diyor olabilir, emin değilim. Neyse, o devirlerde Osman'ın başı belaya girmeye başlamış yavaş yavaş. Kim bir şey diyecek olursa Kezban'a, yanında bitiyormuş adamların. E her zaman da süt çocukları değilmiş karşısındakiler. Bazen sert taşa çarparmış, kavga gürültü... Çoğu zaman işin içine kan bile girermiş.

İsmail Dede'nin o zamanlar sağlık sorunlarının başladığı söylenir. Bir gün yine kavga ederken Osman bıçaklanmış. İsmail Dede sert mizaçlı bir adamdır ama oğlunun bıçaklandığını duyduğu an kalp krizi geçirmiş, hastaneye kaldırmışlar. Osman'ın annesi de zavallı kadın oğlunun derdine mi yansın, kocasınınkine mi ne yapacağını bilememiş. En büyük destekçisi Gülümsu Nene'ymiş. İki dost sürekli beraberlermiş. O yüzden Osman, Gülümsu Nene'yi ikinci annesi olarak görür. Annesi öldüğünden beri de Gülümsu Nene'nin sözünden çıkmamaya çalışır.

Neyse Kezban'a dönersek... Kezban'la Osman evlilik hayalleri kurmaya başlamışlar. Zaten herkes bu aşkı bilirmiş ve artık onlar karı-koca olarak görülürmüş. Kızın ailesi de razıymış, oğlanın ailesi de...

Neden şimdi Kezban yok ortalarda diye sorarsanız, işte o mesele biraz karışık.

Kezban'ın sesi güzelmiş, şarkıcı olmak istermiş. Evet, bana da çok arabesk bir istek gibi geliyor bu ama o zamanın şartlarında düşünürsek bu ortamdaki kızların genelde şarkıcı olmak istediğini görüyoruz. Şermin bile bazen özenir televizyondakilere...

Kezban bir ara ortalardan kaybolmuş, Osman ortalığı talan etmiş tabii. Ne yazık ki, bulamamış sevgilisini. Üç, dört ay sonra Kezban bir gün çıkagelmiş. Tam kahvehanenin önünde Osman'la karşılaşmışlar. O karşılaşma hala her fırsatta anlatılır, hala her fırsatta üstüne yorum yapılır. Bunca sene geçmesine rağmen, her yeni doğan bebek o karşılaşmayı dinler ve kendi çocuklarına anlatır. Ben de mahalleye ilk geldiğim zaman, ilk işleri karşılaşmayı anlatmak olmuştu...

Osman, Kezban'ı görünce sokakta, koşarak çıkmış kahveden. Çıktığı gibi de birbirlerine kitlenip kalmışlar. Ne Kezban bir şey söylemiş, ne de Osman. İkisi de hareket etmemiş. Konuşmadan anlaşıyorlarmış sanki. En sonunda Kezban başını öne eğmiş ve arabaya binip gitmiş...

İşte Osman'ın ölümü o zamandır derler. Sonradan mahalleli araştırmış, Kezban'ı bir tavernada şarkı söylerken bulmuşlar ama Osman ne oraya gitmiş, ne de bir daha Kezban'ı görmüş.

Osman yürekli adamdır. Belki de mahalledeki en adam gibi adamdır. Çok kişi istemiş Osman'ı ama o hiçbirine bakmamış, hiç bir kızı istememiş. Kahvehane onun tek yuvası olmuş. Sabah kahvehaneye gitmiş, akşam çıkmış.

Hala da aynıdır hayatı. Mahallelinin bir sorunu oldu mu hemen Osman'a gelirler. Osman'a söylendiği an da o iş bitmiş kabul edilir. Korkar çünkü mahallenin yeni kabadayıları (!) Osman'dan.

...

Kahvaltımın ortasındayım, Samet bu sefer de annesinden para istiyor bağır çağır. Osman'ın sesini duydum sanki. Samet'e bir şeyler söyledi. Balkona koşuyorum. Aceleyle koşarken de karşı balkondan Nazife Teyze görüyor beni.


Fotoğraf: http://ruzgarragzur.deviantart.com/

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Instagram

Twitter Updates

Meet The Author

çince ve benim adım yanyana geçmeli bunu bilin. dil ve tarih coğrafya fakültesi'nden mezunum, yani gayet siyasi bir kişiliğim de var, bunu da bilin. küçüklüğümden beri şehir şehir gezerim, bilin. birçok alana el atmış durumdayım, her şeyden biraz tadarım, ney de üflerim, piyano da çalarım, bunları da bilin. ha bak bilgiye inanırım. bilmeye inanırım. hayatın çekilirliğini bilmede ararım. hep beraber bilelim. bilgi karın doyurmasa da kalbi doyurur diyelim. www.pinaraltay.com